Obstetrik Brakial Pleksus
1. Makale: Obstetrik brakial pleksus yaralanması (OBPY): Kanada'nın ulusal klinik uygulama kılavuzu.
Coroneos, C. J., Voineskos, S. H., Christakis, M. K., Thoma, A., Bain, J. R., Brouwers, M. C., & Canadian OBPI Working Group (2017). Obstetrical brachial plexus injury (OBPI): Canada's national clinical practice guideline. BMJ open, 7(1), e014141. https://doi.org/10.1136/bmjopen-2016-014141
Güncel Bilimsel Kanıtlar ve Kanada Ulusal 2017 Klinik Uygulama Rehberi;
- Obstetrik brakiyal pleksus paralizi şüphesi bulunan yenidoğanların doğumdan itibaren ayrıntılı fiziksel muayene ile değerlendirilmesi ve erken dönemde tanımlanmasının gerektiğini,
- Tanı alan yenidoğanların mümkün olduğunca erken, tercihen yaşamın ilk 1 ayı içerisinde, brakiyal pleksus konusunda deneyimli multidisipliner bir merkeze yönlendirilmesini,
- Rehabilitasyon sürecinin pediatrik fizyoterapist/terapist ve periferik sinir cerrahının dahil olduğu multidisipliner bir ekip tarafından planlanmasının önemini,
- Fizyoterapi ve konservatif tedavinin multidisipliner ekip tarafından yönlendirilmesi; çocuğun motor fonksiyon, eklem hareket açıklığı ve gelişimsel durumunun düzenli olarak takip edilmesi gerektiğini,
- Total pleksus tutulumu, Horner sendromu, flail ekstremite ve el fonksiyonunun olmaması gibi ağır klinik bulguların cerrahi değerlendirme açısından önemli göstergeler olduğunu,
- İlk aylarda beklenen spontan motor iyileşmenin görülmemesi, özellikle biseps ve omuz fonksiyonlarında yetersiz iyileşme saptanması durumunda hastanın periferik sinir cerrahisi açısından yeniden değerlendirilmesi gerektiğini,
- Narakas sınıflaması, Active Movement Scale (AMS), ekstremite uzunluğu ve Brachial Plexus Outcome Measure gibi standardize değerlendirme araçlarının uzun dönem sonuçların izlenmesinde kullanılmasını önermektedir.
2. Makale: Obstetrik Brakial Pleksus Yaralanması Olan Bebeklerde Spontan İyileşmeyi Kolaylaştırmak İçin Erken Dönem Konservatif Fizyoterapi Yönetimi.
Mahrouck, H., Almatrafi, N., & Tamboosi, M. (2025). Early Conservative Physical Therapy Management of Babies With Obstetric Brachial Plexus Injury to Facilitate Spontaneous Recovery. Pediatric Physical Therapy, 37(1), 100–108.
Erken Pediatrik Fizyoterapi Müdahalelerinin Etkinliği;
- Yaşamın ilk döneminden itibaren başlatılan erken fizyoterapi, uygun pozisyonlama ve güvenli taşıma uygulamalarının spontan motor iyileşmeyi desteklediğini,
- İlk 2 hafta içerisinde başlatılan konservatif fizyoterapi yaklaşımının Active Movement Scale (AMS) skorlarında anlamlı gelişim sağlayabildiğini,
- Etkilenen ekstremitenin erken dönemde uygun şekilde korunmasının eklem sertliği, kontraktür ve hareket kısıtlılıklarının önlenmesine katkı sağladığını,
- Narakas sınıflaması, aktif hareket değerlendirmesi ve gelişimsel motor becerilerin birlikte takip edilmesinin tedavi planlamasında önemli olduğunu,
- Fizyoterapi programının yalnızca üst ekstremite fonksiyonuna değil, aynı zamanda bebeğin yaşına uygun kaba ve ince motor gelişiminin desteklenmesine odaklanması gerektiğini ortaya koymaktadır.
3. Makale: Obstetrik Brakiyal Pleksus Felci Olan Bebek ve Çocuklara Yönelik Ergoterapide Müdahale Tekniklerinin Sistematik Derlemesi ve Meta-Analizi.
Martínez-Carlón-Reina, M., Hareau-Bonomi, J., Rodríguez-Pérez, M. P., & Huertas-Hoyas, E. (2024). Systematic Review and Meta-Analysis of Intervention Techniques in Occupational Therapy for Babies and Children with Obstetric Brachial Plexus Palsy. Journal of Clinical Medicine, 13(20), 6186.
Obstetrik Brakiyal Pleksus Palsisinde Fizyoterapi Müdahalelerinin Etkinliği: 2024 Sistematik Derleme ve Meta-Analiz:
- Obstetrik brakiyal pleksus palsisinde kısıtlayıcı zorunlu hareket tedavisi ve splintleme uygulamalarının, üst ekstremitenin fonksiyonel kullanımını geliştirmeye yönelik en fazla desteklenen müdahaleler arasında olduğunu,
- Eklem mobilizasyonu, seri alçılama ve erken dönem aile eğitimlerinin uygun klinik durumlarda tedavi programına dahil edilebileceğini,
- Tedavi hedeflerinin yalnızca eklem hareket açıklığını artırmakla sınırlı kalmayıp, çocuğun etkilenen ekstremitesini spontan ve fonksiyonel olarak kullanmasını desteklemesi gerektiğini,
- Üst ekstremite Eklem Hareket Açıklığı’ı, özellikle omuz dış rotasyon ve önkol supinasyon gibi hareketlerin fonksiyonel değerlendirmede önemli sonuç ölçütleri olduğunu,
- Aile eğitiminin, ev programının ve günlük yaşam aktivitelerinin tedavi sürecine dahil edilmesinin rehabilitasyonun önemli bir parçası olduğunu ortaya koymaktadır.
4. Makale: Yenidoğan brakiyal pleksus felcinde egzersiz dozlarının fonksiyonel iyileşme üzerindeki etkisi: Randomize kontrollü bir çalışma
Şahin, N., & Karahan, A. Y. (2019). Effect of exercise doses on functional recovery in neonatal brachial plexus palsy: A randomized controlled study. Northern Clinics of Istanbul, 6(1), 1–6.
Obstetrik Brakiyal Pleksus Palsisinde Egzersiz Dozu: Randomize Kontrollü Çalışma
- Narakas Grup I–II obstetrik brakiyal pleksus palsisi bulunan 60 bebeğin değerlendirildiği randomize kontrollü çalışmada, hem standart hem de daha yüksek sıklıktaki egzersiz programlarının Eklem Hareket Açıklığı ve kas kuvvetinde anlamlı iyileşme sağladığını,
- Omuz, dirsek fleksiyon (bükme) ve önkol supinasyon (çevirmede) gözlenen iyileşmelerin 3., 6. ve 12. aylarda devam ettiğini,
- Günde üç kez uygulanan yoğun egzersiz programının, günde bir kez uygulanan standart programa kıyasla iyileşme oranında anlamlı bir üstünlük göstermediğini,
- Bu nedenle rehabilitasyon programında yalnızca egzersiz sıklığını artırmak yerine doğru egzersiz seçimi, düzenli takip ve sekonder komplikasyonların önlenmesine odaklanılması gerektiğini,
- Düzenli terapötik egzersizlerin özellikle eklem hareket kısıtlılıkları ve kas dengesizlikleri gibi sekonder problemlerin önlenmesinde önemli rol oynadığını ortaya koymaktadır.
5. Makale: Obstetrik üst gövde brakiyal pleksus felci olan çocuklarda rehabilitasyon zamanlaması.
Yılmaz, V., Umay, E., Tezel, N., & Gündoğdu, İ. (2018). Timing of rehabilitation in children with obstetric upper trunk brachial plexus palsy. Child's Nervous System, 34(6), 1153–1160.
Obstetrik Brakiyal Pleksus Palsisinde Rehabilitasyon Zamanlaması
- Üst trunkus obstetrik brakiyal pleksus palsisi bulunan çocuklarda uygulanan yapılandırılmış rehabilitasyon programının eklem hareket açıklığı, kas kuvveti ve fonksiyonel üst ekstremite kullanımında gelişme sağladığını,
- Rehabilitasyon sonrasında Modified Mallet Scale skorlarında ve üst ekstremite fonksiyonlarında iyileşme görüldüğünü,
- Hafif ve orta şiddetteki olgularda rehabilitasyonun cerrahi seçeneklerden önce değerlendirilmesi gereken temel konservatif yaklaşımlardan biri olduğunu,
- Tedavi programının yaşa ve mevcut motor kapasiteye göre bireyselleştirilmesi gerektiğini,
- Özellikle omuz, dirsek ve el bileği fonksiyonlarının düzenli olarak değerlendirilmesinin uzun dönem fonksiyonel sonuçların takibi açısından önem taşıdığını ortaya koymaktadır.
1. Makale: Obstetrik brakial pleksus yaralanması (OBPY): Kanada'nın ulusal klinik uygulama kılavuzu.
Coroneos, C. J., Voineskos, S. H., Christakis, M. K., Thoma, A., Bain, J. R., Brouwers, M. C., & Canadian OBPI Working Group (2017). Obstetrical brachial plexus injury (OBPI): Canada's national clinical practice guideline. BMJ open, 7(1), e014141. https://doi.org/10.1136/bmjopen-2016-014141
Güncel Bilimsel Kanıtlar ve Kanada Ulusal 2017 Klinik Uygulama Rehberi;
- Obstetrik brakiyal pleksus paralizi şüphesi bulunan yenidoğanların doğumdan itibaren ayrıntılı fiziksel muayene ile değerlendirilmesi ve erken dönemde tanımlanmasının gerektiğini,
- Tanı alan yenidoğanların mümkün olduğunca erken, tercihen yaşamın ilk 1 ayı içerisinde, brakiyal pleksus konusunda deneyimli multidisipliner bir merkeze yönlendirilmesini,
- Rehabilitasyon sürecinin pediatrik fizyoterapist/terapist ve periferik sinir cerrahının dahil olduğu multidisipliner bir ekip tarafından planlanmasının önemini,
- Fizyoterapi ve konservatif tedavinin multidisipliner ekip tarafından yönlendirilmesi; çocuğun motor fonksiyon, eklem hareket açıklığı ve gelişimsel durumunun düzenli olarak takip edilmesi gerektiğini,
- Total pleksus tutulumu, Horner sendromu, flail ekstremite ve el fonksiyonunun olmaması gibi ağır klinik bulguların cerrahi değerlendirme açısından önemli göstergeler olduğunu,
- İlk aylarda beklenen spontan motor iyileşmenin görülmemesi, özellikle biseps ve omuz fonksiyonlarında yetersiz iyileşme saptanması durumunda hastanın periferik sinir cerrahisi açısından yeniden değerlendirilmesi gerektiğini,
- Narakas sınıflaması, Active Movement Scale (AMS), ekstremite uzunluğu ve Brachial Plexus Outcome Measure gibi standardize değerlendirme araçlarının uzun dönem sonuçların izlenmesinde kullanılmasını önermektedir.
2. Makale: Obstetrik Brakial Pleksus Yaralanması Olan Bebeklerde Spontan İyileşmeyi Kolaylaştırmak İçin Erken Dönem Konservatif Fizyoterapi Yönetimi.
Mahrouck, H., Almatrafi, N., & Tamboosi, M. (2025). Early Conservative Physical Therapy Management of Babies With Obstetric Brachial Plexus Injury to Facilitate Spontaneous Recovery. Pediatric Physical Therapy, 37(1), 100–108.
Erken Pediatrik Fizyoterapi Müdahalelerinin Etkinliği;
- Yaşamın ilk döneminden itibaren başlatılan erken fizyoterapi, uygun pozisyonlama ve güvenli taşıma uygulamalarının spontan motor iyileşmeyi desteklediğini,
- İlk 2 hafta içerisinde başlatılan konservatif fizyoterapi yaklaşımının Active Movement Scale (AMS) skorlarında anlamlı gelişim sağlayabildiğini,
- Etkilenen ekstremitenin erken dönemde uygun şekilde korunmasının eklem sertliği, kontraktür ve hareket kısıtlılıklarının önlenmesine katkı sağladığını,
- Narakas sınıflaması, aktif hareket değerlendirmesi ve gelişimsel motor becerilerin birlikte takip edilmesinin tedavi planlamasında önemli olduğunu,
- Fizyoterapi programının yalnızca üst ekstremite fonksiyonuna değil, aynı zamanda bebeğin yaşına uygun kaba ve ince motor gelişiminin desteklenmesine odaklanması gerektiğini ortaya koymaktadır.
3. Makale: Obstetrik Brakiyal Pleksus Felci Olan Bebek ve Çocuklara Yönelik Ergoterapide Müdahale Tekniklerinin Sistematik Derlemesi ve Meta-Analizi.
Martínez-Carlón-Reina, M., Hareau-Bonomi, J., Rodríguez-Pérez, M. P., & Huertas-Hoyas, E. (2024). Systematic Review and Meta-Analysis of Intervention Techniques in Occupational Therapy for Babies and Children with Obstetric Brachial Plexus Palsy. Journal of Clinical Medicine, 13(20), 6186.
Obstetrik Brakiyal Pleksus Palsisinde Fizyoterapi Müdahalelerinin Etkinliği: 2024 Sistematik Derleme ve Meta-Analiz:
- Obstetrik brakiyal pleksus palsisinde kısıtlayıcı zorunlu hareket tedavisi ve splintleme uygulamalarının, üst ekstremitenin fonksiyonel kullanımını geliştirmeye yönelik en fazla desteklenen müdahaleler arasında olduğunu,
- Eklem mobilizasyonu, seri alçılama ve erken dönem aile eğitimlerinin uygun klinik durumlarda tedavi programına dahil edilebileceğini,
- Tedavi hedeflerinin yalnızca eklem hareket açıklığını artırmakla sınırlı kalmayıp, çocuğun etkilenen ekstremitesini spontan ve fonksiyonel olarak kullanmasını desteklemesi gerektiğini,
- Üst ekstremite Eklem Hareket Açıklığı’ı, özellikle omuz dış rotasyon ve önkol supinasyon gibi hareketlerin fonksiyonel değerlendirmede önemli sonuç ölçütleri olduğunu,
- Aile eğitiminin, ev programının ve günlük yaşam aktivitelerinin tedavi sürecine dahil edilmesinin rehabilitasyonun önemli bir parçası olduğunu ortaya koymaktadır.
4. Makale: Yenidoğan brakiyal pleksus felcinde egzersiz dozlarının fonksiyonel iyileşme üzerindeki etkisi: Randomize kontrollü bir çalışma
Şahin, N., & Karahan, A. Y. (2019). Effect of exercise doses on functional recovery in neonatal brachial plexus palsy: A randomized controlled study. Northern Clinics of Istanbul, 6(1), 1–6.
Obstetrik Brakiyal Pleksus Palsisinde Egzersiz Dozu: Randomize Kontrollü Çalışma
- Narakas Grup I–II obstetrik brakiyal pleksus palsisi bulunan 60 bebeğin değerlendirildiği randomize kontrollü çalışmada, hem standart hem de daha yüksek sıklıktaki egzersiz programlarının Eklem Hareket Açıklığı ve kas kuvvetinde anlamlı iyileşme sağladığını,
- Omuz, dirsek fleksiyon (bükme) ve önkol supinasyon (çevirmede) gözlenen iyileşmelerin 3., 6. ve 12. aylarda devam ettiğini,
- Günde üç kez uygulanan yoğun egzersiz programının, günde bir kez uygulanan standart programa kıyasla iyileşme oranında anlamlı bir üstünlük göstermediğini,
- Bu nedenle rehabilitasyon programında yalnızca egzersiz sıklığını artırmak yerine doğru egzersiz seçimi, düzenli takip ve sekonder komplikasyonların önlenmesine odaklanılması gerektiğini,
- Düzenli terapötik egzersizlerin özellikle eklem hareket kısıtlılıkları ve kas dengesizlikleri gibi sekonder problemlerin önlenmesinde önemli rol oynadığını ortaya koymaktadır.
5. Makale: Obstetrik üst gövde brakiyal pleksus felci olan çocuklarda rehabilitasyon zamanlaması.
Yılmaz, V., Umay, E., Tezel, N., & Gündoğdu, İ. (2018). Timing of rehabilitation in children with obstetric upper trunk brachial plexus palsy. Child's Nervous System, 34(6), 1153–1160.
Obstetrik Brakiyal Pleksus Palsisinde Rehabilitasyon Zamanlaması
- Üst trunkus obstetrik brakiyal pleksus palsisi bulunan çocuklarda uygulanan yapılandırılmış rehabilitasyon programının eklem hareket açıklığı, kas kuvveti ve fonksiyonel üst ekstremite kullanımında gelişme sağladığını,
- Rehabilitasyon sonrasında Modified Mallet Scale skorlarında ve üst ekstremite fonksiyonlarında iyileşme görüldüğünü,
- Hafif ve orta şiddetteki olgularda rehabilitasyonun cerrahi seçeneklerden önce değerlendirilmesi gereken temel konservatif yaklaşımlardan biri olduğunu,
- Tedavi programının yaşa ve mevcut motor kapasiteye göre bireyselleştirilmesi gerektiğini,
- Özellikle omuz, dirsek ve el bileği fonksiyonlarının düzenli olarak değerlendirilmesinin uzun dönem fonksiyonel sonuçların takibi açısından önem taşıdığını ortaya koymaktadır.