Konjenital Musküler Tortikollis
1. Makale: Konjenital Musküler Tortikolisin Fizik Tedavi ile Yönetimi: Amerikan Fizik Tedavi Derneği Pediatrik Fizik Tedavi Akademisi'nden 2024 tarihli kanıta dayalı klinik uygulama kılavuzu.
Sargent, B., Coulter, C., Cannoy, J., & Kaplan, S. L. (2024). Physical therapy management of congenital muscular torticollis: a 2024 evidence-based clinical practice guideline from the American Physical Therapy Association Academy of Pediatric Physical Therapy. Pediatric physical therapy, 36(4), 370-421.
Güncel Bilimsel Kanıtlar Ve APTA 2024 Klinik Uygulama Rehberi;
• Doğumdan sonraki ilk 2–3 gün içinde gerçekleştirilen erken tarama ve fizik tedaviye erken sevklerin, tam iyileşme oranını belirgin şekilde artırıp tedavi süresini kısalttığını,
• Birinci seçenek fizyoterapi müdahalesinin pasif boyun germesi, aktif hareket açıklığı, simetrik hareket gelişimi, çevresel düzenlemeler ve ebeveyn eğitiminden oluşan 5 temel bileşenle bütüncül yürütülmesi gerektiğini,
• Değerlendirme sürecinde bebeğin yaşı, sternokleidomasteoid kitlesi ve rotasyon kısıtlılığına dayalı 8 evreli şiddet sınıflandırması ile objektif ölçüm araçlarının kullanılmasının şart olduğunu,
• Ebeveynlere doğumdan itibaren uyanıkken gözlem altında karın üstü duruş (tummy time – günde 2–3 kez) eğitimi verilmesinin postüral tercihleri ve gelişimsel asimetrileri önlediğini,
• Doğrudan fizik tedavi hizmetlerinin sonlandırılması için servikal pasif hareket açıklığı farkının 5°’nin altına düşmesi ve görünür baş eğikliğinin kalmaması gibi 5 objektif kriterin sağlanması gerektiğini ortaya koymaktadır.
2. Makale: Pediatrik fizyoterapi müdahalelerinin konjenital musküler tortikollis üzerindeki etkisi: sistematik bir derleme.
Desai, S., Sharath, H. V., & HV, S. (2024). Effect of pediatric physical therapy interventions on congenital muscular torticollis: a systematic review. Cureus, 16(9).
Pediatrik Fizyoterapi Müdahalelerinin Etkinliği: 2024 Sistematik Derleme Kanıtları;
• Fizyoterapi müdahalelerine bebek 6 aylık olmadan önce başlanmasının servikal eklem hareket açıklığını belirgin şekilde iyileştirdiğini ve motor gelişimi desteklediğini,
• İncelenen çeşitli fizyoterapi yöntemleri arasında pasif germe tedavisinin boyun rotasyon açıklığını artırmada ve baş eğikliğini düzeltmede en etkili yöntem olduğunu,
• Yumuşak doku mobilizasyonunun sternokleidomasteoid kasındaki gerginliği azaltarak tedavinin ilk haftalarında hızlı klinik ilerleme sağladığını,
• Kinesiyo bantlama ve manuel terapi gibi yöntemlerin doğru tekniklerle fizyoterapi programına entegre edilmesinin klinik faydalarını ortaya koymaktadır.
3. Makale: Konjenital Musküler Tortikollis: Güncel Bir Kavramsal Derleme
Pradhan, P., Norceide, D. J., Connolly, M., Garayo, T., & Herman, M. J. (2025). Congenital muscular torticollis: a current concept review. SurgiColl, 3(1).
Konjenital Musküler Tortikollis Güncel Konsept Derlemesi;
• KMT’nin anne karnındaki pozisyon kısıtlılıkları veya iskemiye bağlı sternokleidomasteoid kasında gelişen fibrotik kısalma sonucu ortaya çıktığını,
• KMT’li hastaların %20’sinde Gelişimsel Kalça Displazisinin (GKD) eşlik edebileceğini ve bütüncül değerlendirmede kalça muayenesinin mutlaka yer alması gerektiğini,
• Durumun postüral, musküler ve sternokleidomasteoid kitle tipi olmak üzere 3 farklı klinik grupta değerlendirilerek tedaviye yanıtın doğru öngörülmesi gerektiğini,
• Erken dönemde uygulanan fizyoterapi, ebeveyn eğitimi ve çevresel düzenlemelerin vakaların büyük çoğunluğunda cerrahi ihtiyacını ortadan kaldırdığını,
• Konservatif tedaviye dirençli vakalarda Botulinum toksini enjeksiyonları veya 5 yaş öncesi cerrahi gevşetmenin kraniyofasiyal asimetrileri önlemedeki önemini ortaya koymaktadır.
4. Makale: Konjenital musküler tortikollis için cerrahi olmayan ve farmakolojik olmayan tedavilerin etkinliği: sistematik bir derleme ve meta-analiz.
Antares, J. B., Jones, M. A., Chak, N. T. N., Chi, Y., Li, H., Li, M., ... & Urquhart, D. M. (2025). Efficacy of non-surgical, non-pharmacological treatments for congenital muscular torticollis: a systematic review and meta-analysis. BMC Musculoskeletal Disorders, 26(1), 178.
Cerrahi olmayan ve İlaçsız Tedaviler Sistematik Derlemesi ve Meta-Analizi;
• Standart fizyoterapi uygulamalarına manuel terapinin eklenmesinin 4–7 haftalık kısa dönemde pasif servikal rotasyon ve lateral fleksiyon hareket açıklığını anlamlı derecede artırdığını,
• Kombine manuel tedavi yaklaşımlarının simetrik baş duruşunu ve simetrik hareket gelişimini güçlü şekilde desteklediğini,
• Elektrofiziksel ajanların (mikroakım vb.) tedaviye dahil edilmesinin sternokleidomasteoid kitle/tümör kalınlığını geriletmede ekstra katkı sağladığını,
• Optimize edilmiş Tuina (masaj) protokollerinin kitle boyutunu azaltmada geleneksel tekniklere göre daha üstün olduğunu,
• Uygulanan cerrahisiz ve ilaçsız koruyucu tedavilerin genel olarak oldukça güvenli olduğunu ve ciddi yan etki riskinin son derece düşük olduğunu ortaya koymaktadır.
5. Makale: Konjenital musküler tortikollis: Pediatrik popülasyonda tanı, yönetim ve prognoz.
Phillips, L., Walsh, K., & Burton, J. (2025). Congenital muscular torticollis: Diagnosis, management, and prognosis in the pediatric population. Current Problems in Pediatric and Adolescent Health Care, 101877.
KMT Klinik Tanı, Tedavi Yönetimi ve Prognoz Rehberi;
• Yaşamın ilk 1 ayı içinde fizyoterapiye başlanan KMT’li bebeklerde tam iyileşme oranının %99’a ulaştığını ve erken tanının klinik başarı için kritik olduğunu,
• Tanı sürecinde oküler tortikollis, Benign Paroksizmal Tortikollis ve Sandifer sendromu gibi non-musküler ikincil nedenlerin dikkatle ekarte edilmesi gerektiğini,
• Fizyoterapi programının pasif ve aktif germe egzersizleri, karın üstü oyun (tummy time – günde 30–60 dk) ve gelişimsel aktiviteleri içermesi gerektiğini,
• Ev egzersiz programının ebeveynlere uygulamalı öğretilerek günlük bez değiştirme, oyun ve beslenme rutinlerine entegre edilmesinin başarının anahtarı olduğunu,
• Fizyoterapiye direnç gösteren vakalarda Botulinum toksin enjeksiyonlarının (%84 başarı) ve gerekli hallerde cerrahi seçeneklerin zamanında değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.
6. Makale: Konjenital Musküler Tortikollisli Bebeklerde İki Farklı Germe Tedavisi Dozunun Karşılaştırılması
He, L., Yan, X., Li, J., Guan, B., Ma, L., Chen, Y., Mai, J., & Xu, K. (2017). Comparison of 2 Dosages of Stretching Treatment in Infants with Congenital Muscular Torticollis: A Randomized Trial. American journal of physical medicine & rehabilitation, 96(5), 333–340. https://doi.org/10.1097/PHM.0000000000000623
KMT'de Pasif Germe Egzersizi Dozajlarının Karşılaştırılması: Randomize Kontrollü Çalışmanın Sonuçları;
• Günde 100 kez uygulanan yüksek dozajlı pasif germe tedavisinin (günde 10 seans × 10 tekrar), günde 50 kez uygulanan gruba kıyasla baş eğikliğini ve servikal hareket açıklığını belirgin şekilde daha fazla ve hızlı düzelttiğini,
• Ultrasonografik takip sonuçlarına göre her iki germe dozajının da sternokleidomasteoid kas kalınlık oranını azaltarak kasın simetrik ve sağlıklı gelişimini desteklediğini,
• Seans başına 10 tekrar şeklinde (10–15 saniye tutmalı, ağrısız) yapılan kontrollü germelerin sternokleidomasteoid kas yırtılması veya doku zedelenmesi riski oluşturmadan güvenle uygulanabildiğini,
• Fizyoterapist denetiminde eğitilen ebeveynler tarafından evde düzenli yürütülen ve haftalık takip edilen germe programlarının yüksek klinik başarı, aile uyumu ve maliyetsiz iyileşme sağladığını ortaya koymaktadır.
1. Makale: Konjenital Musküler Tortikolisin Fizik Tedavi ile Yönetimi: Amerikan Fizik Tedavi Derneği Pediatrik Fizik Tedavi Akademisi'nden 2024 tarihli kanıta dayalı klinik uygulama kılavuzu.
Sargent, B., Coulter, C., Cannoy, J., & Kaplan, S. L. (2024). Physical therapy management of congenital muscular torticollis: a 2024 evidence-based clinical practice guideline from the American Physical Therapy Association Academy of Pediatric Physical Therapy. Pediatric physical therapy, 36(4), 370-421.
Güncel Bilimsel Kanıtlar Ve APTA 2024 Klinik Uygulama Rehberi;
• Doğumdan sonraki ilk 2–3 gün içinde gerçekleştirilen erken tarama ve fizik tedaviye erken sevklerin, tam iyileşme oranını belirgin şekilde artırıp tedavi süresini kısalttığını,
• Birinci seçenek fizyoterapi müdahalesinin pasif boyun germesi, aktif hareket açıklığı, simetrik hareket gelişimi, çevresel düzenlemeler ve ebeveyn eğitiminden oluşan 5 temel bileşenle bütüncül yürütülmesi gerektiğini,
• Değerlendirme sürecinde bebeğin yaşı, sternokleidomasteoid kitlesi ve rotasyon kısıtlılığına dayalı 8 evreli şiddet sınıflandırması ile objektif ölçüm araçlarının kullanılmasının şart olduğunu,
• Ebeveynlere doğumdan itibaren uyanıkken gözlem altında karın üstü duruş (tummy time – günde 2–3 kez) eğitimi verilmesinin postüral tercihleri ve gelişimsel asimetrileri önlediğini,
• Doğrudan fizik tedavi hizmetlerinin sonlandırılması için servikal pasif hareket açıklığı farkının 5°’nin altına düşmesi ve görünür baş eğikliğinin kalmaması gibi 5 objektif kriterin sağlanması gerektiğini ortaya koymaktadır.
2. Makale: Pediatrik fizyoterapi müdahalelerinin konjenital musküler tortikollis üzerindeki etkisi: sistematik bir derleme.
Desai, S., Sharath, H. V., & HV, S. (2024). Effect of pediatric physical therapy interventions on congenital muscular torticollis: a systematic review. Cureus, 16(9).
Pediatrik Fizyoterapi Müdahalelerinin Etkinliği: 2024 Sistematik Derleme Kanıtları;
• Fizyoterapi müdahalelerine bebek 6 aylık olmadan önce başlanmasının servikal eklem hareket açıklığını belirgin şekilde iyileştirdiğini ve motor gelişimi desteklediğini,
• İncelenen çeşitli fizyoterapi yöntemleri arasında pasif germe tedavisinin boyun rotasyon açıklığını artırmada ve baş eğikliğini düzeltmede en etkili yöntem olduğunu,
• Yumuşak doku mobilizasyonunun sternokleidomasteoid kasındaki gerginliği azaltarak tedavinin ilk haftalarında hızlı klinik ilerleme sağladığını,
• Kinesiyo bantlama ve manuel terapi gibi yöntemlerin doğru tekniklerle fizyoterapi programına entegre edilmesinin klinik faydalarını ortaya koymaktadır.
3. Makale: Konjenital Musküler Tortikollis: Güncel Bir Kavramsal Derleme
Pradhan, P., Norceide, D. J., Connolly, M., Garayo, T., & Herman, M. J. (2025). Congenital muscular torticollis: a current concept review. SurgiColl, 3(1).
Konjenital Musküler Tortikollis Güncel Konsept Derlemesi;
• KMT’nin anne karnındaki pozisyon kısıtlılıkları veya iskemiye bağlı sternokleidomasteoid kasında gelişen fibrotik kısalma sonucu ortaya çıktığını,
• KMT’li hastaların %20’sinde Gelişimsel Kalça Displazisinin (GKD) eşlik edebileceğini ve bütüncül değerlendirmede kalça muayenesinin mutlaka yer alması gerektiğini,
• Durumun postüral, musküler ve sternokleidomasteoid kitle tipi olmak üzere 3 farklı klinik grupta değerlendirilerek tedaviye yanıtın doğru öngörülmesi gerektiğini,
• Erken dönemde uygulanan fizyoterapi, ebeveyn eğitimi ve çevresel düzenlemelerin vakaların büyük çoğunluğunda cerrahi ihtiyacını ortadan kaldırdığını,
• Konservatif tedaviye dirençli vakalarda Botulinum toksini enjeksiyonları veya 5 yaş öncesi cerrahi gevşetmenin kraniyofasiyal asimetrileri önlemedeki önemini ortaya koymaktadır.
4. Makale: Konjenital musküler tortikollis için cerrahi olmayan ve farmakolojik olmayan tedavilerin etkinliği: sistematik bir derleme ve meta-analiz.
Antares, J. B., Jones, M. A., Chak, N. T. N., Chi, Y., Li, H., Li, M., ... & Urquhart, D. M. (2025). Efficacy of non-surgical, non-pharmacological treatments for congenital muscular torticollis: a systematic review and meta-analysis. BMC Musculoskeletal Disorders, 26(1), 178.
Cerrahi olmayan ve İlaçsız Tedaviler Sistematik Derlemesi ve Meta-Analizi;
• Standart fizyoterapi uygulamalarına manuel terapinin eklenmesinin 4–7 haftalık kısa dönemde pasif servikal rotasyon ve lateral fleksiyon hareket açıklığını anlamlı derecede artırdığını,
• Kombine manuel tedavi yaklaşımlarının simetrik baş duruşunu ve simetrik hareket gelişimini güçlü şekilde desteklediğini,
• Elektrofiziksel ajanların (mikroakım vb.) tedaviye dahil edilmesinin sternokleidomasteoid kitle/tümör kalınlığını geriletmede ekstra katkı sağladığını,
• Optimize edilmiş Tuina (masaj) protokollerinin kitle boyutunu azaltmada geleneksel tekniklere göre daha üstün olduğunu,
• Uygulanan cerrahisiz ve ilaçsız koruyucu tedavilerin genel olarak oldukça güvenli olduğunu ve ciddi yan etki riskinin son derece düşük olduğunu ortaya koymaktadır.
5. Makale: Konjenital musküler tortikollis: Pediatrik popülasyonda tanı, yönetim ve prognoz.
Phillips, L., Walsh, K., & Burton, J. (2025). Congenital muscular torticollis: Diagnosis, management, and prognosis in the pediatric population. Current Problems in Pediatric and Adolescent Health Care, 101877.
KMT Klinik Tanı, Tedavi Yönetimi ve Prognoz Rehberi;
• Yaşamın ilk 1 ayı içinde fizyoterapiye başlanan KMT’li bebeklerde tam iyileşme oranının %99’a ulaştığını ve erken tanının klinik başarı için kritik olduğunu,
• Tanı sürecinde oküler tortikollis, Benign Paroksizmal Tortikollis ve Sandifer sendromu gibi non-musküler ikincil nedenlerin dikkatle ekarte edilmesi gerektiğini,
• Fizyoterapi programının pasif ve aktif germe egzersizleri, karın üstü oyun (tummy time – günde 30–60 dk) ve gelişimsel aktiviteleri içermesi gerektiğini,
• Ev egzersiz programının ebeveynlere uygulamalı öğretilerek günlük bez değiştirme, oyun ve beslenme rutinlerine entegre edilmesinin başarının anahtarı olduğunu,
• Fizyoterapiye direnç gösteren vakalarda Botulinum toksin enjeksiyonlarının (%84 başarı) ve gerekli hallerde cerrahi seçeneklerin zamanında değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.
6. Makale: Konjenital Musküler Tortikollisli Bebeklerde İki Farklı GermeTedavisi Dozunun Karşılaştırılması
He, L., Yan, X., Li, J., Guan, B., Ma, L., Chen, Y., Mai, J., & Xu, K. (2017). Comparison of 2 Dosages of Stretching Treatment in Infants with Congenital Muscular Torticollis: A Randomized Trial. American journal of physical medicine & rehabilitation, 96(5), 333–340. https://doi.org/10.1097/PHM.0000000000000623
KMT'de Pasif Germe Egzersizi Dozajlarının Karşılaştırılması: Randomize Kontrollü Çalışmanın Sonuçları;
• Günde 100 kez uygulanan yüksek dozajlı pasif germe tedavisinin (günde 10 seans × 10 tekrar), günde 50 kez uygulanan gruba kıyasla baş eğikliğini ve servikal hareket açıklığını belirgin şekilde daha fazla ve hızlı düzelttiğini,
• Ultrasonografik takip sonuçlarına göre her iki germe dozajının da sternokleidomasteoid kas kalınlık oranını azaltarak kasın simetrik ve sağlıklı gelişimini desteklediğini,
• Seans başına 10 tekrar şeklinde (10–15 saniye tutmalı, ağrısız) yapılan kontrollü germelerin sternokleidomasteoid kas yırtılması veya doku zedelenmesi riski oluşturmadan güvenle uygulanabildiğini,
• Fizyoterapist denetiminde eğitilen ebeveynler tarafından evde düzenli yürütülen ve haftalık takip edilen germe programlarının yüksek klinik başarı, aile uyumu ve maliyetsiz iyileşme sağladığını ortaya koymaktadır.