Ana içeriğe atla

İstanbul Çocuk Rehabilitasyon

Onkolojik Rehabilitasyon

1. Makale: Pediatrik Onkoloji Rehabilitasyonunu İlerletme: Sağlık Profesyonellerinin Bakımın Önündeki Engellere İlişkin Algıları ve Bir Eylem Çerçevesine Dair Anket Bulguları

Ospina, P. A., Pritchard, L., Eisenstat, D. D., & McNeely, M. L. (2023). Advancing Pediatric Oncology Rehabilitation: Survey Findings of Health Professionals' Perceptions of Barriers to Care and a Framework for Action. Cancers, 15(3), 693. https://doi.org/10.3390/cancers15030693

Kanada'daki pediatrik onkoloji rehabilitasyon hizmetlerini, sevk kalıplarını ve karşılaşılan engelleri inceleyen çalışma; 

  • Pediatrik onkoloji rehabilitasyon hizmetlerinin belirgin şekilde yetersiz kullanıldığını ve kanserli çocukların yalnızca yaklaşık %25’inin bu hizmetlere sevk edildiğini,
  • Tıbbi sevklerin çoğunlukla cerrahi müdahale sonrası gelişen ciddi fonksiyonel kayıplar, periferik nöropati ve hareket kısıtlılığı durumlarında gerçekleştiğini,
  • Rehabilitasyon ekibinin sevklerinde ise en çok dekondüsyon (fiziksel kondisyon kaybı), periferik nöropati ve kas güçsüzlüğünün ön plana çıktığını,
  • Hizmet sunumunun önündeki başlıca engelin tüm sağlık çalışanları genelinde finansman ve kaynak yetersizliği olduğunu ortaya koymaktadır.

2. Makale: Kanserli Çocuklarda Rehabilitasyon İçin Klinik Uygulama Rehberi ve Uzman Uzlaşı Önerileri: Sistematik Bir Derleme

L’Hotta, A. J., Randolph, S. B., Reader, B., Lipsey, K., & King, A. A. (2023). Clinical practice guideline and expert consensus recommendations for rehabilitation among children with cancer: A systematic review. CA: A Cancer Journal for Clinicians, 73(5), 524–545. https://doi.org/10.3322/caac.21783

Çocukluk çağı kanserlerinde rehabilitasyona yönelik klinik uygulama kılavuzlarını ve uzman uzlaşı raporlarını sistematik olarak inceleyen çalışma;

  • Tedavi başarılarının artmasıyla 5 yıllık hayatta kalma oranının yaklaşık %85’e ulaştığını, ancak tedaviye bağlı uzun dönemli fiziksel, zihinsel ve sosyal zorlukların devam ettiğini,
  • Kanser kaynaklı yorgunlukla mücadelede duruma uygun egzersizlerin (yürüyüş, yüzme, yoga vb.), günlük enerjiyi koruma yöntemlerinin, uyku hijyeninin ve bilişsel davranışçı terapilerin önerildiğini, •
  • Kas-iskelet sorunları, sinir hasarları ve kronik ağrısı olan çocukların fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanlarına yönlendirilmesinin tavsiye edildiğini,
  • Zihinsel işlevlerin (dikkat, hafıza, öğrenme) düzenli aralıklarla test edilmesini ve okullarda daha fazla zaman verilmesi gibi akademik kolaylıkların sağlanmasını öngördüğünü,
  • Tedavide kullanılan ilaçların yol açabileceği işitme kayıplarına karşı işitme taramaları ve konuşma-dil terapisine yönlendirme yapılması ile psikolojik takibin aksatılmamasını vurguladığını,
  • Mevcut kılavuzların çoğunun sevk ve değerlendirmeye odaklandığını, ancak doğrudan uygulanacak somut tedavi ve müdahale yöntemlerine ilişkin önerilerin yetersiz kaldığını ortaya koymaktadır.

3. Makale: Pediatrik Onkoloji Ve Rehabilitasyon: Tedavi Sırasında ve Sonrasında Hastaları ve Aileleri Destekleme

Paltin, I., Schofield, H. L., & Baran, J. (2018). Rehabilitation and pediatric oncology: Supporting patients and families during and after treatment. Current Physical Medicine and Rehabilitation Reports, 6(2), 107–114. https://doi.org/10.1007/s40141-018-0181-1

Çocukluk çağı kanserlerinde rehabilitasyon yaklaşımlarını, çok disiplinli tedavi modellerini ve destekleyici müdahaleleri inceleyen çalışma; 

  • Çocukluk çağı kanserlerinde yaşam oranlarının %80’e ulaştığını, ancak tedaviye bağlı gelişen fiziksel, zihinsel ve organ fonksiyon bozukluklarına karşı tıp doktorları, fizyoterapistler, ergoterapistler, konuşma terapistleri ve psikologlardan oluşan bütüncül bir ekibin erken dönemden itibaren aileyle birlikte hareket etmesi gerektiğini,
  • Fizyoterapist gözetiminde yürütülen egzersiz programlarının güvenli olduğunu ve bildirilen bir yan etkisi bulunmaksızın kas gücünü, kemik yoğunluğunu, motor becerileri, uyku kalitesini ve genel yaşam kalitesini artırdığını,
  • İş-uğraşı terapisinin (ergoterapi) ince motor becerileri geliştirmede, günlük yaşam aktivitelerinde bağımsızlığı sağlamada ve ortez ile adapte edilmiş ekipmanların kullanımında temel rol oynadığını,
  • Konuşma ve dil terapisinin erken dönemde yutma ve beslenme güçlüklerine, ilerleyen süreçte ise konuşma bozuklukları, ifade edici dil becerileri ve işitme kaybına bağlı gelişen gereksinimlere odaklandığını,
  • Bilişsel rehabilitasyon kapsamında uygulanan bilgisayar tabanlı eğitim programlarının zihinsel işlem hızı, dikkat ve çalışma belleğini geliştirmede etkili olduğunu,
  • Psikolojik destek süreçlerinde bilişsel-davranışçı terapilerin ve ebeveynlere yönelik problem çözme eğitimlerinin (Bright IDEAS gibi) hem çocuk hem aile genelinde kaygıyı azaltıp sürece uyumu kolaylaştırdığını,
  • Tamamlayıcı yaklaşımlardan yoganın yorgunluk ve kaygıyı; akupunktur ve hipnozun ağrı, bulantı ve uykusuzluğu; müzik ve sanat terapisinin ise hastaların ve kardeşlerinin duygu durumunu iyileştirdiğini,
  • Bozulan uyku alışkanlıklarının bilişsel-davranışçı terapilerle düzenlenebildiğini ve akran ilişkilerini güçlendirmek adına sosyal beceri gruplarının uygulandığını,
  • Tele-sağlık uygulamaları ile uzmanların doğrudan klinik içine entegre edilmesinin rehabilitasyona erişimi kolaylaştırıp ailelerin zaman ve ulaşım yükünü hafifleterek seanslara katılımı artırdığını ortaya koymaktadır.

4. Makale: Çocukluk Çağı Kanserlerinde Fizik Tedavi Müdahaleleri: Bir Kapsam Derlemesi

Ospina, P. A., & McNeely, M. L. (2019). A scoping review of physical therapy interventions for childhood cancers. Physiotherapy Canada, 71(3), 287–296. https://doi.org/10.3138/ptc.2018-13.pp

Çocukluk çağı kanserlerinde uygulanan fizik tedavi müdahalelerini ve kanıt düzeylerini inceleyen derleme çalışması;

  • Kanser tedavisindeki gelişmelerle 5 yıllık hayatta kalma oranlarının %80’e ulaştığını veya bu oranı aştığını, ancak hastaların üçte ikisinde kas güçsüzlüğü, ağrı, yorgunluk, periferik nöropati, eklem kısıtlılığı ile denge ve yürüyüş bozuklukları gibi uzun vadeli yan etkiler geliştiğini,
  • Fizyoterapinin çocukların kas-iskelet, sinir ve solunum sistemlerini destekleyerek hareket kabiliyetini korumayı, iyileştirmeyi, yeti yitimini azaltmayı ve yaşa uygun oyun ile günlük aktivitelere katılımlarını artırmayı hedeflediğini,
  • Bireysel ihtiyaçlara göre şekillendirilen fizyoterapi uygulamalarında sıklıkla oyun temelli aktivitelerin yer aldığını ve kas güçlendirme, germe, denge-koordinasyon, yürüyüş eğitimi, ayna terapisi, hidroterapi ile hipoterapi gibi yöntemlerin kullanıldığını,
  • Kanser cerrahisi öncesinde uygulanan 10–12 haftalık prehabilitasyon programlarının çocuklarda yürüyüş ve fonksiyonel hareketliliği artırdığını ve hastaların %85’inin programı başarıyla tamamlayabildiğini,
  • Hem hastane ortamında hem de evde yürütülen fizyoterapi programlarının çocuklar için güvenli ve uygulanabilir (feasible) olduğunu ortaya koymaktadır.

5. Makale: Pediatrik ve Ergen/Genç Erişkin Popülasyonunda Kanser Rehabilitasyonu

Tanner, L., Keppner, K., Lesmeister, D., Lyons, K., Rock, K., & Sparrow, J. (2020). Cancer rehabilitation in the pediatric and adolescent/young adult population. Seminars in Oncology Nursing, 36(1), 150984. https://doi.org/10.1016/j.soncn.2019.150984

Çocukluk çağı ve genç erişkin kanserlerinde rehabilitasyon yaklaşımlarını, çok disiplinli ekip modellerini ve uzun dönemli fonksiyonel yönetim stratejilerini inceleyen çalışma;

  • Kanser tedavisindeki gelişmelerle hayatta kalma oranlarının artış gösterdiğini, ancak hastaların büyük çoğunluğunda fiziksel, motor ve zihinsel alanlarda uzun vadeli fonksiyonel kısıtlılıklar gelişebildiğini,
  • Rehabilitasyon sürecinin Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon uzmanları, fizyoterapistler, ergoterapistler, konuşma-dil terapistleri ve hemşirelerden oluşan bütüncül ve çok disiplinli bir ekiple yürütülmesi gerektiğini,
  • Fizyoterapinin temel odak noktasının çocuğun ev, okul ve toplum yaşamında bağımsız hareket edebilmesini sağlamak; kas gücü, esneklik, denge, koordinasyon ve çevikliği en üst düzeye çıkarmak olduğunu,
  • İş-uğraşı terapisinin ince motor beceriler ile günlük yaşam aktivitelerinde bağımsızlığı geliştirdiğini; konuşma-dil terapisinin ise konuşma bozuklukları, yutma/beslenme güçlükleri ve işitme kaybına bağlı iletişim sorunlarını tedavi ettiğini,
  • Kemoterapiye bağlı sinir hasarında ayak-bilek ortezleri (AFO) ve özel güçlendirme egzersizlerinin yürüyüş dengesini ve kas gücünü belirgin şekilde iyileştirdiğini,
  • Santral sinir sistemi tümörlerinde görülen hemiparez, ataksi, kas tonusu bozuklukları ve serebellar mutizm (posterior fossa sendromu) gibi ağır nörolojik tablolarda erken ve yoğun rehabilitasyonun hayati önem taşıdığını,
  • Kanserle ilişkili yorgunluk ve ağrı yönetiminde aerobik ve nöromotor egzersizler (yoga vb.) ile pozisyonlama, esneme ve duyarsızlaştırma tekniklerinin etkili olduğunu ortaya koymuştur.

1. Makale: Pediatrik Onkoloji Rehabilitasyonunu İlerletme: Sağlık Profesyonellerinin Bakımın Önündeki Engellere İlişkin Algıları ve Bir Eylem Çerçevesine Dair Anket Bulguları

Ospina, P. A., Pritchard, L., Eisenstat, D. D., & McNeely, M. L. (2023). Advancing Pediatric Oncology Rehabilitation: Survey Findings of Health Professionals' Perceptions of Barriers to Care and a Framework for Action. Cancers, 15(3), 693. https://doi.org/10.3390/cancers15030693

Kanada'daki pediatrik onkoloji rehabilitasyon hizmetlerini, sevk kalıplarını ve karşılaşılan engelleri inceleyen çalışma; 

  • Pediatrik onkoloji rehabilitasyon hizmetlerinin belirgin şekilde yetersiz kullanıldığını ve kanserli çocukların yalnızca yaklaşık %25’inin bu hizmetlere sevk edildiğini,
  • Tıbbi sevklerin çoğunlukla cerrahi müdahale sonrası gelişen ciddi fonksiyonel kayıplar, periferik nöropati ve hareket kısıtlılığı durumlarında gerçekleştiğini,
  • Rehabilitasyon ekibinin sevklerinde ise en çok dekondüsyon (fiziksel kondisyon kaybı), periferik nöropati ve kas güçsüzlüğünün ön plana çıktığını,
  • Hizmet sunumunun önündeki başlıca engelin tüm sağlık çalışanları genelinde finansman ve kaynak yetersizliği olduğunu ortaya koymaktadır.

2. Makale: Kanserli Çocuklarda Rehabilitasyon İçin Klinik Uygulama Rehberi ve Uzman Uzlaşı Önerileri: Sistematik Bir Derleme

L’Hotta, A. J., Randolph, S. B., Reader, B., Lipsey, K., & King, A. A. (2023). Clinical practice guideline and expert consensus recommendations for rehabilitation among children with cancer: A systematic review. CA: A Cancer Journal for Clinicians, 73(5), 524–545. https://doi.org/10.3322/caac.21783

Çocukluk çağı kanserlerinde rehabilitasyona yönelik klinik uygulama kılavuzlarını ve uzman uzlaşı raporlarını sistematik olarak inceleyen çalışma;

  • Tedavi başarılarının artmasıyla 5 yıllık hayatta kalma oranının yaklaşık %85’e ulaştığını, ancak tedaviye bağlı uzun dönemli fiziksel, zihinsel ve sosyal zorlukların devam ettiğini,
  • Kanser kaynaklı yorgunlukla mücadelede duruma uygun egzersizlerin (yürüyüş, yüzme, yoga vb.), günlük enerjiyi koruma yöntemlerinin, uyku hijyeninin ve bilişsel davranışçı terapilerin önerildiğini, •
  • Kas-iskelet sorunları, sinir hasarları ve kronik ağrısı olan çocukların fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanlarına yönlendirilmesinin tavsiye edildiğini,
  • Zihinsel işlevlerin (dikkat, hafıza, öğrenme) düzenli aralıklarla test edilmesini ve okullarda daha fazla zaman verilmesi gibi akademik kolaylıkların sağlanmasını öngördüğünü,
  • Tedavide kullanılan ilaçların yol açabileceği işitme kayıplarına karşı işitme taramaları ve konuşma-dil terapisine yönlendirme yapılması ile psikolojik takibin aksatılmamasını vurguladığını,
  • Mevcut kılavuzların çoğunun sevk ve değerlendirmeye odaklandığını, ancak doğrudan uygulanacak somut tedavi ve müdahale yöntemlerine ilişkin önerilerin yetersiz kaldığını ortaya koymaktadır.

3. Makale: Pediatrik Onkoloji Ve Rehabilitasyon: Tedavi Sırasında ve Sonrasında Hastaları ve Aileleri Destekleme

Paltin, I., Schofield, H. L., & Baran, J. (2018). Rehabilitation and pediatric oncology: Supporting patients and families during and after treatment. Current Physical Medicine and Rehabilitation Reports, 6(2), 107–114. https://doi.org/10.1007/s40141-018-0181-1

Çocukluk çağı kanserlerinde rehabilitasyon yaklaşımlarını, çok disiplinli tedavi modellerini ve destekleyici müdahaleleri inceleyen çalışma; 

  • Çocukluk çağı kanserlerinde yaşam oranlarının %80’e ulaştığını, ancak tedaviye bağlı gelişen fiziksel, zihinsel ve organ fonksiyon bozukluklarına karşı tıp doktorları, fizyoterapistler, ergoterapistler, konuşma terapistleri ve psikologlardan oluşan bütüncül bir ekibin erken dönemden itibaren aileyle birlikte hareket etmesi gerektiğini,
  • Fizyoterapist gözetiminde yürütülen egzersiz programlarının güvenli olduğunu ve bildirilen bir yan etkisi bulunmaksızın kas gücünü, kemik yoğunluğunu, motor becerileri, uyku kalitesini ve genel yaşam kalitesini artırdığını,
  • İş-uğraşı terapisinin (ergoterapi) ince motor becerileri geliştirmede, günlük yaşam aktivitelerinde bağımsızlığı sağlamada ve ortez ile adapte edilmiş ekipmanların kullanımında temel rol oynadığını,
  • Konuşma ve dil terapisinin erken dönemde yutma ve beslenme güçlüklerine, ilerleyen süreçte ise konuşma bozuklukları, ifade edici dil becerileri ve işitme kaybına bağlı gelişen gereksinimlere odaklandığını,
  • Bilişsel rehabilitasyon kapsamında uygulanan bilgisayar tabanlı eğitim programlarının zihinsel işlem hızı, dikkat ve çalışma belleğini geliştirmede etkili olduğunu,
  • Psikolojik destek süreçlerinde bilişsel-davranışçı terapilerin ve ebeveynlere yönelik problem çözme eğitimlerinin (Bright IDEAS gibi) hem çocuk hem aile genelinde kaygıyı azaltıp sürece uyumu kolaylaştırdığını,
  • Tamamlayıcı yaklaşımlardan yoganın yorgunluk ve kaygıyı; akupunktur ve hipnozun ağrı, bulantı ve uykusuzluğu; müzik ve sanat terapisinin ise hastaların ve kardeşlerinin duygu durumunu iyileştirdiğini,
  • Bozulan uyku alışkanlıklarının bilişsel-davranışçı terapilerle düzenlenebildiğini ve akran ilişkilerini güçlendirmek adına sosyal beceri gruplarının uygulandığını,
  • Tele-sağlık uygulamaları ile uzmanların doğrudan klinik içine entegre edilmesinin rehabilitasyona erişimi kolaylaştırıp ailelerin zaman ve ulaşım yükünü hafifleterek seanslara katılımı artırdığını ortaya koymaktadır.

4. Makale: Çocukluk Çağı Kanserlerinde Fizik Tedavi Müdahaleleri: Bir Kapsam Derlemesi

Ospina, P. A., & McNeely, M. L. (2019). A scoping review of physical therapy interventions for childhood cancers. Physiotherapy Canada, 71(3), 287–296. https://doi.org/10.3138/ptc.2018-13.pp

Çocukluk çağı kanserlerinde uygulanan fizik tedavi müdahalelerini ve kanıt düzeylerini inceleyen derleme çalışması;

  • Kanser tedavisindeki gelişmelerle 5 yıllık hayatta kalma oranlarının %80’e ulaştığını veya bu oranı aştığını, ancak hastaların üçte ikisinde kas güçsüzlüğü, ağrı, yorgunluk, periferik nöropati, eklem kısıtlılığı ile denge ve yürüyüş bozuklukları gibi uzun vadeli yan etkiler geliştiğini,
  • Fizyoterapinin çocukların kas-iskelet, sinir ve solunum sistemlerini destekleyerek hareket kabiliyetini korumayı, iyileştirmeyi, yeti yitimini azaltmayı ve yaşa uygun oyun ile günlük aktivitelere katılımlarını artırmayı hedeflediğini,
  • Bireysel ihtiyaçlara göre şekillendirilen fizyoterapi uygulamalarında sıklıkla oyun temelli aktivitelerin yer aldığını ve kas güçlendirme, germe, denge-koordinasyon, yürüyüş eğitimi, ayna terapisi, hidroterapi ile hipoterapi gibi yöntemlerin kullanıldığını,
  • Kanser cerrahisi öncesinde uygulanan 10–12 haftalık prehabilitasyon programlarının çocuklarda yürüyüş ve fonksiyonel hareketliliği artırdığını ve hastaların %85’inin programı başarıyla tamamlayabildiğini,
  • Hem hastane ortamında hem de evde yürütülen fizyoterapi programlarının çocuklar için güvenli ve uygulanabilir (feasible) olduğunu ortaya koymaktadır.

5. Makale: Pediatrik ve Ergen/Genç Erişkin Popülasyonunda Kanser Rehabilitasyonu

Tanner, L., Keppner, K., Lesmeister, D., Lyons, K., Rock, K., & Sparrow, J. (2020). Cancer rehabilitation in the pediatric and adolescent/young adult population. Seminars in Oncology Nursing, 36(1), 150984. https://doi.org/10.1016/j.soncn.2019.150984

Çocukluk çağı ve genç erişkin kanserlerinde rehabilitasyon yaklaşımlarını, çok disiplinli ekip modellerini ve uzun dönemli fonksiyonel yönetim stratejilerini inceleyen çalışma;

  • Kanser tedavisindeki gelişmelerle hayatta kalma oranlarının artış gösterdiğini, ancak hastaların büyük çoğunluğunda fiziksel, motor ve zihinsel alanlarda uzun vadeli fonksiyonel kısıtlılıklar gelişebildiğini,
  • Rehabilitasyon sürecinin Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon uzmanları, fizyoterapistler, ergoterapistler, konuşma-dil terapistleri ve hemşirelerden oluşan bütüncül ve çok disiplinli bir ekiple yürütülmesi gerektiğini,
  • Fizyoterapinin temel odak noktasının çocuğun ev, okul ve toplum yaşamında bağımsız hareket edebilmesini sağlamak; kas gücü, esneklik, denge, koordinasyon ve çevikliği en üst düzeye çıkarmak olduğunu,
  • İş-uğraşı terapisinin ince motor beceriler ile günlük yaşam aktivitelerinde bağımsızlığı geliştirdiğini; konuşma-dil terapisinin ise konuşma bozuklukları, yutma/beslenme güçlükleri ve işitme kaybına bağlı iletişim sorunlarını tedavi ettiğini,
  • Kemoterapiye bağlı sinir hasarında ayak-bilek ortezleri (AFO) ve özel güçlendirme egzersizlerinin yürüyüş dengesini ve kas gücünü belirgin şekilde iyileştirdiğini,
  • Santral sinir sistemi tümörlerinde görülen hemiparez, ataksi, kas tonusu bozuklukları ve serebellar mutizm (posterior fossa sendromu) gibi ağır nörolojik tablolarda erken ve yoğun rehabilitasyonun hayati önem taşıdığını,
  • Kanserle ilişkili yorgunluk ve ağrı yönetiminde aerobik ve nöromotor egzersizler (yoga vb.) ile pozisyonlama, esneme ve duyarsızlaştırma tekniklerinin etkili olduğunu ortaya koymuştur.